ثعبان — ثَعَابِين
رأيت ثعبانا كبيرا أثناء المشي في الغابة، وخفت كثيرا.
Ormanda yürürken büyük bir yılan gördüm, çok korktum.
رأيت ثعبانا كبيرا أثناء المشي في الغابة، وخفت كثيرا.
Ormanda yürürken büyük bir yılan gördüm, çok korktum.
توجد أفاعي سامة في المناطق الصحراوية، يجب توخي الحذر.
Çöl bölgelerinde zehirli yılanlar bulunur, dikkatli olmak gerekir.
رأيت حية في الحديقة، واتصلت بالإطفاء على الفور.
Bahçede bir yılan gördüm, hemen itfaiyeyi aradım.