هَذِهِ الْغَابَةُ مَلِيئَةٌ بِالثَّعَابِينِ، يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.
Bu orman çok yılanlı, dikkatli olmak gerekiyor.
هَذِهِ الْغَابَةُ مَلِيئَةٌ بِالثَّعَابِينِ، يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.
Bu orman çok yılanlı, dikkatli olmak gerekiyor.
قَدْ يَكُونُ التَّخْيِيمُ فِي مِنْطَقَةٍ بِهَا ثَعَابِينُ أَمْرًا خَطِيرًا.
Yılanlı bir bölgede kamp yapmak tehlikeli olabilir.
السِّبَاحَةُ فِي بِرْكَةٍ تَحْتَوِي عَلَى ثَعَابِينَ لَيْسَ شَيْئًا يَرْغَبُ فِيهِ أَحَدٌ.
Yılanlı bir havuzda yüzmek kimsenin isteyeceği bir şey değil.