زَيْت — زُيُوت
تَضَعُ أُمِّي قَلِيلاً مِنَ الزَّيْتِ فِي الْمِقْلَاةِ ثُمَّ تَقْلِي الْبَيْضَ لِلْفُطُورِ.
Annem tavaya biraz yağ koyar, sonra kahvaltı için yumurta kızartır.
تَضَعُ أُمِّي قَلِيلاً مِنَ الزَّيْتِ فِي الْمِقْلَاةِ ثُمَّ تَقْلِي الْبَيْضَ لِلْفُطُورِ.
Annem tavaya biraz yağ koyar, sonra kahvaltı için yumurta kızartır.
تُسْتَخْدَمُ الدُّهُونُ الْحَيَوَانِيَّةُ فِي تَحْضِيرِ بَعْضِ الْأَطْبَاقِ وَلَكِنَّ الْإِفْرَاطَ فِي تَنَاوُلِهَا ضَارٌّ بِالصِّحَّةِ.
Hayvansal yağlar, bazı yemeklerin yapımında kullanılır ancak aşırı tüketimi sağlığa zararlıdır.
اِبْتَعَدَ الطَّبِيبُ عَنِ الشَّحْمِ الزَّائِدِ فِي طَعَامِهِ.
Doktor yemeğindeki fazla yağdan uzak durdu.
وَدَك