غَارِب — غَوَارِب
كَانَ هُنَاكَ جُرْحٌ فِي غَارِبِ الْحِصَانِ، لِذَلِكَ لَمْ يَكُنْ مِنَ الْمُمْكِنِ وَضْعُ السَّرْجِ.
Atın yağır kısmında bir yara vardı, bu yüzden eyer vurmak mümkün değildi.
كَانَ هُنَاكَ جُرْحٌ فِي غَارِبِ الْحِصَانِ، لِذَلِكَ لَمْ يَكُنْ مِنَ الْمُمْكِنِ وَضْعُ السَّرْجِ.
Atın yağır kısmında bir yara vardı, bu yüzden eyer vurmak mümkün değildi.
تَلْعَبُ الْعَضَلَاتُ فِي مَوْضِعِ السَّرْجِ دَوْرًا مُهِمًّا فِي التَّحَكُّمِ فِي حَرَكَاتِ الْحِصَانِ.
Yağır bölgesindeki kaslar, atın hareketlerini kontrol etmede önemli bir rol oynar.