تَزْيِيتُ أَجْزَاءِ الْآلَاتِ بِانْتِظَامٍ يَجْعَلُهَا تَدُومُ لِفَتْرَةٍ أَطْوَلَ.
Makinelerin parçalarını düzenli olarak yağlamak, onların daha uzun süre dayanmasını sağlar.
تَزْيِيتُ أَجْزَاءِ الْآلَاتِ بِانْتِظَامٍ يَجْعَلُهَا تَدُومُ لِفَتْرَةٍ أَطْوَلَ.
Makinelerin parçalarını düzenli olarak yağlamak, onların daha uzun süre dayanmasını sağlar.
اِسْتَخْدَمَ الْمِيكَانِيكِيُّ أَدَاةً خَاصَّةً لِتَشْحِيمِ عَجَلَاتِ السَّيَّارَةِ.
Usta, arabanın tekerleklerini yağlamak için özel bir alet kullandı.
قَالَتْ أُمِّي إِنَّهُ يَجِبُ دَهْنُ الصِّينِيَّةِ بِالزُّبْدَةِ قَبْلَ وَضْعِهَا فِي الْفُرْنِ.
Annem, fırına koymadan önce tepsiyi tereyağı ile yağlamak gerektiğini söyledi.