yağmalanmak

انْتُهِبَتِ الْمَدِينَةُ خِلَالَ الْحَرْبِ وَفُقِدَتِ الْعَدِيدُ مِنَ الْآثَارِ التَّارِيخِيَّةِ.

Savaş sırasında şehir yağmalandı ve birçok tarihi eser kayboldu.

اسْتُلِبَتِ الْمَوَارِدُ الطَّبِيعِيَّةُ مِمَّا أَضَرَّ بِالِاقْتِصَادِ الْوَطَنِيِّ.

Doğal kaynaklar yağmalanarak ülke ekonomisine zarar verildi.

İlişkili Kelimeler