yağmur

مَطَر — أَمْطَار

هَطَلَ الْمَطَرُ بِغَزَارَةٍ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ، وَغَرِقَتِ الشَّوَارِعُ فِي الْمَاءِ.

Dün gece şiddetli yağmur yağdı, sokaklar su altında kaldı.

نَزَلَتْ مَطْرَةٌ غَزِيرَةٌ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ وَأَنْعَشَتِ الْجَوَّ.

Sabah erkenden şiddetli bir yağmur yağdı ve havayı tazeledi.

غَيْث — غُيُوث

بَعْدَ أَشْهُرٍ مِنَ الْجَفَافِ نَزَلَ الْغَيْثُ، فَفَرِحَ النَّاسُ فِي الْقَرْيَةِ كَثِيرًا.

Aylarca süren kuraklıktan sonra yağmur yağdı ve köydeki insanlar çok sevindi.

Ayrıca: وَابِل

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler