yaşartmak

مُشَاهَدَةُ فِيلْمٍ حَزِينٍ أَدْمَعَتْ عَيْنِي.

Hüzünlü bir film izlemek gözlerimi yaşarttı.

تَقْطِيعُ الْبَصَلِ يَجْعَلُ الْعُيُونَ تَدْمَعُ.

Soğan doğramak gözleri yaşartır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler