بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ، شَعَرَ بِأَنَّهُ مُغْتَرِبٌ عَنْ كُلِّ شَيْءٍ عِنْدَمَا عَادَ إِلَى وَطَنِهِ.
Uzun yıllar sonra memleketine dönünce her şeye yabancılaştığını hissetti.
بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ، شَعَرَ بِأَنَّهُ مُغْتَرِبٌ عَنْ كُلِّ شَيْءٍ عِنْدَمَا عَادَ إِلَى وَطَنِهِ.
Uzun yıllar sonra memleketine dönünce her şeye yabancılaştığını hissetti.
كُلَّمَا شَعَرَ النَّاسُ بِالْوَحْدَةِ فِي الْمُدُنِ الْكَبِيرَةِ، فَإِنَّهُمْ يَتَغَرَّبُونَ عَنْ بَعْضِهِمُ الْبَعْضِ.
İnsanlar büyük şehirlerde yalnızlaştıkça birbirlerinden yabancılaşıyorlar.