yadırgamak

فِي الْبِدَايَةِ اسْتَغْرَبْتُ الْمَدِينَةَ الَّتِي انْتَقَلْنَا إِلَيْهَا لِلتَّوِّ، لَكِنَّنِي الْآنَ اعْتَدْتُ عَلَيْهَا.

Yeni taşındığımız şehri ilk başta çok yadırgadım, ama şimdi alıştım.

اِسْتَوْحَشَ الطِّفْلُ المَكَانَ الجَدِيدَ فِي البِدَايَةِ.

Çocuk yeni yeri başta yadırgadı.

قَدْ لَا يَأْلَفُ الْأَطْفَالُ مُعَلِّمِيهِمُ الْجُدُدَ فِي الْبِدَايَةِ.

Çocuklar, yeni öğretmenlerini ilk başta yadırgayabilirler.