أَلْصَقْتُ ضِمَادَةً لَاصِقَةً طِبِّيَّةً لِأَلَمِ ظَهْرِي.
Sırtımdaki ağrı için yakı yapıştırdım.
أَلْصَقْتُ ضِمَادَةً لَاصِقَةً طِبِّيَّةً لِأَلَمِ ظَهْرِي.
Sırtımdaki ağrı için yakı yapıştırdım.
فِي الْمَاضِي، كَانَ النَّاسُ يَسْتَخْدِمُونَ اللَّاصِقَاتِ الْعِلَاجِيَّةَ لِأَمْرَاضٍ مُخْتَلِفَةٍ.
Eskiden insanlar çeşitli hastalıklar için yakı kullanırlardı.
لَبْخَة