yakıcı

تُجَفِّفُ حَرَارَةُ الشَّمْسِ الْحَارِقَةُ الْجِلْدَ.

Güneşin yakıcı sıcaklığı cildi kurutuyor.

طَعْمُ هَذَا الْفِلْفِلِ لَاذِعٌ لِلْغَايَةِ.

Bu biberin tadı çok yakıcı.

أَلَمُ الْفِرَاقِ شُعُورٌ مُؤْلِمٌ.

Ayrılık acısı yakıcı bir histir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler