yaklaşma

كَانَتْ لَحْظَةُ اقْتِرَابِ الطَّائِرَةِ مِنَ الْهُبُوطِ مُثِيرَةً لِلْغَايَةِ.

Uçağın inişe yaklaşma anı çok heyecan vericiydi.

هُنَاكَ تَقَارُبٌ كَبِيرٌ بَيْنَ الجَارَيْنِ.

İki komşu arasında büyük bir yaklaşma var.

لَمْ تَنْجَحْ مُحَاوَلَاتُهُ لِلتَّوَدُّدِ إِلَيَّ كَثِيرًا.

Onun bana yaklaşma çabaları pek işe yaramadı.

İlişkili Kelimeler