yaklaşmak

كُلَّمَا اقْتَرَبَ الْمَسَاءُ شَعَرْتُ بِتَعَبِ الْيَوْمِ.

Akşam yaklaştıkça günün yorgunluğunu hissediyorum.

كُلَّمَا دَنَا الْخَطَرُ، أَصْبَحَ الْجَمِيعُ أَكْثَرَ حَذَرًا.

Tehlike yaklaştıkça, herkes daha dikkatli oldu.

عِنْدَمَا قَارَبَتِ السَّفِينَةُ الْمِيْنَاءَ، شَعَرَ الرُّكَّابُ بِالْإِثَارَةِ.

Gemi limana yaklaşırken, yolcular heyecanlandı.

İlişkili Kelimeler