yaklaştırmak

هَلْ تُرِيدُ أَنْ تُقَرِّبَ كُرْسِيَّكَ إِلَى الطَّاوِلَةِ؟

Sandalyeni masaya yaklaştırmak ister misin?

هَذَا الْحَدَثُ قَارَبَ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.

Bu olay, iki ülkeyi birbirine yaklaştırdı.

İlişkili Kelimeler