شَكَّلَتِ الصُّخُورُ الشَّاهِقَةُ عَائِقًا صَعْبًا أَمَامَ الْمُتَسَلِّقِينَ.
Yalçın kayalıklar, dağcılar için zorlu bir engel oluşturuyordu.
شَكَّلَتِ الصُّخُورُ الشَّاهِقَةُ عَائِقًا صَعْبًا أَمَامَ الْمُتَسَلِّقِينَ.
Yalçın kayalıklar, dağcılar için zorlu bir engel oluşturuyordu.
جَعَلَتِ الْمُنْحَدَرَاتُ الْوَعْرَةُ النُّزُولَ خَطِيرًا.
Yalçın yamaçlar, inişi tehlikeli hale getiriyordu.