جَعَلَ الْجَمِيعَ يَفْهَمُ الْمَوْضُوعَ بِأُسْلُوبٍ بَسِيطٍ.
Yalın bir anlatımla konuyu herkesin anlamasını sağladı.
جَعَلَ الْجَمِيعَ يَفْهَمُ الْمَوْضُوعَ بِأُسْلُوبٍ بَسِيطٍ.
Yalın bir anlatımla konuyu herkesin anlamasını sağladı.
احْتَوَتِ الْغُرْفَةُ الْمُجَرَّدَةُ عَلَى الْأَثَاثِ الْأَسَاسِيِّ فَقَطْ.
Yalın bir oda, sadece temel eşyaları içeriyordu.
الْمَشْيُ حَافِيَ الْقَدَمَيْنِ عَلَى الْعُشْبِ مُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ.
Yalın ayakla çimlerde yürümek çok keyifli.
بَسِيطَة، عَارِيَة، مُجَرَّدَة