أَنَا فَقَطْ أُخْبِرُكَ الْحَقِيقَةَ، لَا شَيْءَ آخَرَ.
Sana yalnızca gerçeği anlatıyorum, başka bir şey değil.
أَنَا فَقَطْ أُخْبِرُكَ الْحَقِيقَةَ، لَا شَيْءَ آخَرَ.
Sana yalnızca gerçeği anlatıyorum, başka bir şey değil.
أَنْتَ فَحَسْبُ مَنْ يَسْتَطِيعُ الْإِجَابَةَ عَلَى هَذَا السُّؤَالِ، لَا أَحَدَ آخَرَ.
Bu soruyu yalnızca sen cevaplayabilirsin, başkası değil.
لَدَيْكَ فُرْصَةٌ وَاحِدَةٌ لَا غَيْرُ، يَجِبُ أَنْ تَسْتَغِلَّهَا جَيِّداً.
Yalnızca bir şansın var, onu iyi değerlendirmelisin.
لَيْسَ سِوَى، إِنَّمَا، حَصْرًا، صِرْفًا