كَانَ لِتَضَرُّعِهِ تَأْثِيرٌ يُلَيِّنُ الْقُلُوبَ.
Yalvarışı, kalpleri yumuşatan bir etkiye sahipti.
كَانَ لِتَضَرُّعِهِ تَأْثِيرٌ يُلَيِّنُ الْقُلُوبَ.
Yalvarışı, kalpleri yumuşatan bir etkiye sahipti.
كَانَ اِسْتِعْطَافُهُ يُظْهِرُ مَدَى يَأْسِهِ.
Yalvarışı, onun ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyordu.
كَانَ تَوَسُّلُهُ يَعْكِسُ إِيمَانَهُ الْعَمِيقَ بِاللهِ.
Yalvarışı, Tanrı'ya olan derin inancını yansıtıyordu.
مُنَاجَاة