yamalı

كَانَ الطِّفْلُ يَرْتَدِي بِنْطَالًا مُرَقَّعًا.

Çocuk, yamalı bir pantolon giymişti.

لَبِسَ الْوَلَدُ سِرْوَالًا مُرَقَّعًا.

Çocuk yamalı bir pantolon giydi.