yanı başı

بِمَا أَنَّ مَنْزِلِي بِجَانِبِ المَدْرَسَةِ، أَذْهَبُ سَيْرًا عَلَى الأَقْدَامِ.

Evim okulun yanı başında olduğu için yürüyerek gidiyorum.

تَقَعُ الْحَدِيقَةُ قُرْبَ الْمُسْتَشْفَى.

Park, hastanenin yanı başında bulunuyor.

المَكَانُ الَّذِي أَعِيشُ فِيهِ، جِوَارَ البَحْرِ، مَكَانٌ جَمِيلٌ جِدًّا.

Oturduğum yer, denizin yanı başında çok güzel bir yer.

İlişkili Kelimeler