حَرْق — حُرُوق
تَسَبَّبَ التَّعَرُّضُ الْمُفْرِطُ لِلشَّمْسِ فِي حَرْقٍ خَطِيرٍ عَلَى بَشَرَتِي.
Güneşte çok fazla kalınca cildimde ciddi bir yanık oluştu.
تَسَبَّبَ التَّعَرُّضُ الْمُفْرِطُ لِلشَّمْسِ فِي حَرْقٍ خَطِيرٍ عَلَى بَشَرَتِي.
Güneşte çok fazla kalınca cildimde ciddi bir yanık oluştu.
حَاوَلْتُ تَخْفِيفَ أَلَمِ الِاحْتِرَاقِ فِي بَشَرَتِي بِوَضْعِ كْرِيمٍ لِلْحُرُوقِ.
Yanık kremi sürerek cildimdeki yanığın acısını hafifletmeye çalıştım.
كَيّ