yanıtlamak

أَجَابَ المُعَلِّمُ بِعِنَايَةٍ عَلَى السُّؤَالِ الصَّعْبِ الَّذِي طَرَحَهُ الطَّالِبُ.

Öğretmen, öğrencinin sorduğu zor soruyu dikkatlice yanıtladı.

تَحَرَّكَتِ الشَّرِكَةُ لِلرَّدِّ عَلَى شَكْوَى العَمِيلِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Şirket, müşterinin şikayetini en kısa sürede yanıtlamak için harekete geçti.

جَاوَبَ الشُّرْطِيُّ عَلَى أَسْئِلَةِ الشَّاهِدِ بِصَبْرٍ.

Polis, tanığın sorularını sabırla yanıtladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler