yandaş

فَازَ السِّيَاسِيُّ بِالِانْتِخَابَاتِ بِدَعْمٍ مِنْ مُؤَيِّدِيهِ.

Politikacı, yandaşlarının desteğiyle seçimi kazandı.

اُتُّهِمَ الصَّحَفِيُّ بِكِتَابَةِ أَخْبَارٍ مُنْحَازَةٍ.

Gazeteci, yandaş haberler yapmakla suçlandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler