yankılanmak

تَرَدَّدَ صَوْتُهُ فِي الْجِبَالِ.

Sesi dağlarda yankılandı.

ارْتَدَّ صَوْتُهُ مِنَ الْجُدْرَانِ.

Sesi duvarlardan yankılandı.

صَدَحَتْ أُغْنِيَتُهُ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْقَاعَةِ.

Şarkısı tüm salonda yankılandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler