yanmak

اِحْتَرَقَتِ الْعَدِيدُ مِنَ الْأَشْجَارِ فِي حَرِيقِ الْغَابَةِ.

Orman yangınında birçok ağaç yandı.

بَدَأَتِ النَّارُ تَشْتَعِلُ بِسُرْعَةٍ.

Ateş hızla yanmaya başladı.

أَتَأَلَّمُ مِنْ وَجَعِ الْحُبِّ.

Aşk acısından yanıyorum.

İlişkili Kelimeler