yapışkan

أَصْبَحَتْ أَيْدِي الْأَطْفَالِ لَزِجَةً مِنَ الْحَلْوَى.

Çocukların elleri şekerden yapışkan olmuştu.

هَذَا الشَّرِيطُ اللَّاصِقُ قَوِيٌّ جِدًّا، يُمْسِكُ كُلَّ شَيْءٍ.

Bu yapışkan bant çok kuvvetli, her şeyi tutar.

Eşdizimler