yapılmak

يُصْنَعُ هَذَا الْخُبْزُ فِي الْمَنْزِلِ كُلَّ صَبَاحٍ.

Bu ekmek her sabah evde yapılır.

سَيَتِمُّ بِنَاءُ مَدْرَسَةٍ جَدِيدَةٍ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ العَامَ المُقْبِلَ.

Yeni bir okul, gelecek yıl bu bölgede yapılacaktır.

يُقَامُ هَذَا المِهْرَجَانُ فِي نَفْسِ المَكَانِ كُلَّ عَامٍ.

Bu festival her yıl aynı yerde yapılmaktadır.

İlişkili Kelimeler