yapılanmak

اُضْطُرَّتِ الشَّرِكَةُ إِلَى إِعَادَةِ تَشْكِيلِ نَفْسِهَا وَفْقًا لِظُرُوفِ السُّوقِ الْجَدِيدَةِ.

Şirket, yeni pazar koşullarına göre yeniden yapılanmak zorunda kaldı.

اجْتَمَعَ مَجْلِسُ إِدَارَةٍ جَدِيدٌ لِتَكْوِينِ نَفْسِهِ.

Yeni bir yönetim kurulu yapılanmak üzere toplandı.

تَرْغَبُ الْجَمْعِيَّةُ فِي إِعَادَةِ تَأْسِيسِ نَفْسِهَا بِمُشَارَكَةِ أَعْضَائِهَا.

Dernek, üyelerinin katılımıyla yeniden yapılanmak istiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler