أَصْبَحَتِ الْمَشَاكِلُ الْهَيْكَلِيَّةُ لِلْمَبْنَى أَكْثَرَ وُضُوحًا فِي الزِّلْزَالِ.
Binanın yapısal sorunları, depremde daha da belirgin hale geldi.
أَصْبَحَتِ الْمَشَاكِلُ الْهَيْكَلِيَّةُ لِلْمَبْنَى أَكْثَرَ وُضُوحًا فِي الزِّلْزَالِ.
Binanın yapısal sorunları, depremde daha da belirgin hale geldi.
فِي عِلْمِ اللُّغَةِ، يَدْرُسُ التَّحْلِيلُ البِنْيَوِيُّ كَيْفِيَّةَ بِنَاءِ الجُمَلِ.
Dilbilimde yapısal analiz, cümlelerin nasıl kurulduğunu inceler.
يَجِبُ فَحْصُ السَّلَامَةِ الإِنْشَائِيَّةِ لِلْجِسْرِ بِانْتِظَامٍ.
Köprünün yapısal sağlamlığı, düzenli olarak kontrol edilmelidir.
تَكْوِينِيّ، بِنَائِيّ