سُلُوكِيَّاتُهُ الْمُصْطَنَعَةُ تُزْعِجُنِي كَثِيراً، لَا يَسْتَطِيعُ أَنْ يَكُونَ طَبِيعِياً.
Onun yapmacıklı davranışları beni çok rahatsız ediyor, doğal olamıyor.
سُلُوكِيَّاتُهُ الْمُصْطَنَعَةُ تُزْعِجُنِي كَثِيراً، لَا يَسْتَطِيعُ أَنْ يَكُونَ طَبِيعِياً.
Onun yapmacıklı davranışları beni çok rahatsız ediyor, doğal olamıyor.
لَا دَاعِيَ لِأَنْ تَكُونَ مُتَصَنِّعاً جِداً، فَقَطْ كُنْ عَلَى طَبِيعَتِكَ.
Bu kadar yapmacıklı olmana gerek yok, sadece kendin ol.
ابْتِسَامَتُهُ غَيْرُ الطَّبِيعِيَّةِ لَا تَبْدُو صَادِقَةً أَبَداً، تَبْدُو قَسْرِيَّةً لِلْغَايَةِ.
Onun yapmacıklı gülüşü hiç samimi gelmiyor, çok zorlama duruyor.