yaptırım

يُمْكِنُ فَرْضُ عُقُوبَاتٍ اقْتِصَادِيَّةٍ عَلَى الدُّوَلِ الَّتِي لَا تَلْتَزِمُ بِالِاتِّفَاقِيَّاتِ الدَّوْلِيَّةِ.

Uluslararası anlaşmalara uymayan ülkelere ekonomik yaptırımlar uygulanabilir.

فَرَضَتِ الْأُمَمُ الْمُتَّحِدَةُ عُقُوبَاتٍ اقْتِصَادِيَّةً كَعِقَابٍ عَلَى الدَّوْلَةِ الْمُعْتَدِيَةِ.

Birleşmiş Milletler, saldırgan devlete karşı ekonomik yaptırımlar uyguladı.

تُفْرَضُ جَزَاءَاتٌ مُخْتَلِفَةٌ عَلَى أُولَئِكَ الَّذِينَ يَتَصَرَّفُونَ بِشَكْلٍ مُخَالِفٍ لِلْقَانُونِ.

Kanunlara aykırı davrananlara çeşitli yaptırımlar uygulanır.

Ayrıca: تَدَابِيرُ قَسْرِيَّةٌ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler