بَقِيَتْ أَعْمَالُ الْبِنَاءِ غَيْرَ مُكْتَمِلَةٍ بِسَبَبِ نَقْصِ التَّمْوِيلِ.
İnşaat çalışmaları finansman yetersizliği nedeniyle yarıda kaldı.
بَقِيَتْ أَعْمَالُ الْبِنَاءِ غَيْرَ مُكْتَمِلَةٍ بِسَبَبِ نَقْصِ التَّمْوِيلِ.
İnşaat çalışmaları finansman yetersizliği nedeniyle yarıda kaldı.
خُطَطُنَا لَمْ تَكْتَمِلْ بِسَبَبِ حَدَثٍ غَيْرِ مُتَوَقَّعٍ.
Planlarımız, beklenmedik bir olay yüzünden yarıda kaldı.
تَوَقَّفَ حَدِيثُهُ فِي مُنْتَصَفِ الطَّرِيقِ بِسَبَبِ مُكَالَمَةٍ هَاتِفِيَّةٍ مُفَاجِئَةٍ.
Konuşması, aniden gelen bir telefonla yarıda kaldı.