شَقُّ الْخَشَبِ بِالْفَأْسِ عَمَلٌ صَعْبٌ لِلْغَايَةِ.
Balta ile odunu yarmak çok zor bir iş.
شَقُّ الْخَشَبِ بِالْفَأْسِ عَمَلٌ صَعْبٌ لِلْغَايَةِ.
Balta ile odunu yarmak çok zor bir iş.
صَدَعَتِ السَّفِينَةُ الْمَوْجَ وَتَابَعَتْ طَرِيقَهَا.
Gemi dalgaları yararak yoluna devam etti.
اسْتَخْدَمَ الْفَلَّاحُ فَأْسَهُ لِفَلْقِ جِذْعِ الشَّجَرَةِ الْكَبِيرِ إِلَى نِصْفَيْنِ مُتَسَاوِيَيْنِ
Çiftçi, büyük ağaç gövdesini eşit ikiye yarmak için baltasını kullandı
حَزَّ، شَجَّ