yaramak

هَذَا الدَّوَاءُ أَفَادَنِي كَثِيرًا فِي صُدَاعِي، فَقَدْ زَالَ عَلَى الْفَوْرِ.

Bu ilaç baş ağrısına çok yaradı, hemen geçti.

هَذَا الشَّايُ الْعُشْبِيُّ يَنْفَعُ لِنَزَلَاتِ الْبَرْدِ، يَجِبُ أَنْ تُجَرِّبَهُ.

Bu bitkisel çay soğuk algınlığına iyi yarar, mutlaka dene.

هَذِهِ الطَّرِيقَةُ لَمْ تُجْدِ نَفْعًا لِحَلِّ الْمُشْكِلَةِ، يَجِبُ أَنْ نُجَرِّبَ طَرِيقَةً أُخْرَى.

Bu yöntem sorunu çözmek için pek yaramadı, başka bir yol denemeliyiz.

İlişkili Kelimeler