yaramaz

ابْنِي طِفْلٌ شَقِيٌّ جِدًّا، وَدَائِمًا مَا يُثِيرُ الْمَشَاكِلَ.

Oğlum çok yaramaz bir çocuk, sürekli bir şeyler karıştırıyor.

الطَّالِبُ غَيْرُ الْمُطِيعِ لَا يَسْتَمِعُ إِلَى مُعَلِّمِهِ وَيُعَطِّلُ الدَّرْسَ.

Yaramaz bir öğrenci öğretmenini dinlemez ve dersi bozar.