yardımsever

إِنَّهُ شَخْصٌ مُحِبٌّ لِلْخَيْرِ لِلْغَايَةِ وَيُحَاوِلُ دَائِماً مُسَاعَدَةَ الْآخَرِينَ.

O, çok yardımsever bir insan ve her zaman başkalarına yardım etmeye çalışır.

جَارِي رَجُلٌ مِعْطَاءٌ يُسَاعِدُ الْجَمِيعَ.

Komşum herkese yardım eden çok yardımsever bir adamdır.

كَانَ الْجَارُ الْمُتَعَاوِنُ دَائِماً بِجَانِبِنَا عِنْدَمَا كُنَّا فِي حَاجَةٍ إِلَيْهِ.

Yardımsever bir komşu, her zaman ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda oldu.

Ayrıca: خَيِّر