yarma

شَقّ — شُقُوق

الشَّقُّ الَّذِي تَمَّ فَتْحُهُ فِي الْجَبَلِ سَمَحَ لَنَا بِتَقْصِيرِ الطَّرِيقِ.

Dağda açılan yarma, yolu kısaltmamızı sağladı.

تَشَكَّلَتْ تَصَدُّعَاتٌ فِي الْمَبْنَى بَعْدَ الزِّلْزَالِ.

Deprem sonrası binada yarmalar oluştu.

كَانَتِ الشُّورْبَةُ الْمَصْنُوعَةُ مِنْ جَرِيشِ الْقَمْحِ لَذِيذَةً جِدّاً.

Yarma buğdaydan yapılan çorba çok lezzetliydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler