حُزْن — أَحْزَان
كَانَ حُزْنُ فُقْدَانِ صَدِيقٍ مُقَرَّبٍ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.
Yakın bir arkadaşını kaybetmenin yası çok zordu.
كَانَ حُزْنُ فُقْدَانِ صَدِيقٍ مُقَرَّبٍ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.
Yakın bir arkadaşını kaybetmenin yası çok zordu.
أَعْلَنَتِ الْمَلِكَةُ الْحِدَادَ لِمُدَّةِ عَامٍ عَلَى وَفَاةِ زَوْجِهَا.
Kraliçe, kocasının ölümü üzerine bir yıl yas ilan etti.
عَزَاء، رِثَاء، نِيَاحَة، مَنَاحَة