yasaklayıcı

قَدْ تُقَيِّدُ الْإِجْرَاءَاتُ الْحَظْرِيَّةُ الْحُرِّيَّاتِ.

Yasaklayıcı önlemler, özgürlükleri kısıtlayabilir.

قَدْ يَتَسَبَّبُ قَانُونٌ مَانِعٌ فِي اضْطِرَابَاتٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.

Yasaklayıcı bir yasa, toplumda huzursuzluğa neden olabilir.

تَتَعَرَّضُ السِّيَاسَاتُ التَّحْرِيمِيَّةُ لِانْتِقَادَاتٍ مِنْ بَعْضِ الْقِطَاعَاتِ.

Yasaklayıcı politikalar, bazı kesimler tarafından eleştiriliyor.

İlişkili Kelimeler