yassılmak

تَفَلْطَحَتْ عُلْبَةُ الصَّفِيحِ عِنْدَمَا مَرَّتِ السَّيَّارَةُ مِنْ فَوْقِهَا.

Araba üzerinden geçince teneke kutu yassıldı.

تَسَطَّحَ الْمَعْدِنُ تَحْتَ ضَغْطٍ عَالٍ.

Yüksek basınç altında metal yassıldı.