yatışmak

هَدَأَ الْبَحْرُ بَعْدَ الْعَاصِفَةِ.

Fırtınadan sonra deniz yatıştı.

بَعْدَ أَنْ سَكَنَ النِّقَاشُ، تَنَفَّسَ الْجَمِيعُ الصُّعَدَاءَ.

Tartışma yatıştıktan sonra herkes rahat bir nefes aldı.

بَعْدَ أَنْ خَمَدَتِ النَّارُ، بَحَثْنَا عَنْ أَشْيَاءَ ثَمِينَةٍ بَيْنَ الرَّمَادِ.

Ateş yatıştıktan sonra küllerin arasında değerli eşyalar aradık.

İlişkili Kelimeler