yatırılmak

تَمَّ أَخْذُ الْمَالِ إِلَى الْفَرْعِ لِيُودَعَ فِي الْبَنْكِ.

Para bankaya yatırılmak üzere şubeye götürüldü.

اضْطُرَّ الْمَرِيضُ إِلَى تَنْوِيمِهِ فِي الْمُسْتَشْفَى بَعْدَ تَدَهْوُرِ حَالَتِهِ.

Hasta, durumu kötüleşince hastaneye yatırılmak zorunda kaldı.

أَرَادُوا وَضْعَ الطِّفْلِ فِي سَرِيرِهِ لِيَنَامَ.

Bebek, uyuması için yatağına yatırılmak istendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler