سَوْفَ نَصِلُ إِلَى الْهَدَفِ بِالتَّقَدُّمِ بِبُطْءٍ.
Yavaş yavaş ilerleyerek hedefe ulaşacağız.
سَوْفَ نَصِلُ إِلَى الْهَدَفِ بِالتَّقَدُّمِ بِبُطْءٍ.
Yavaş yavaş ilerleyerek hedefe ulaşacağız.
سَوْفَ تَفْهَمُ كُلَّ شَيْءٍ شَيْئاً فَشَيْئاً.
Yavaş yavaş her şeyi anlayacaksın.
تَحَسَّنَتْ صِحَّتُهُ تَدْرِيجِيًّا بَعْدَ الْعَمَلِيَّةِ.
Ameliyattan sonra sağlığı yavaş yavaş düzeldi.
قَلِيلًا قَلِيلًا، رُوَيْدًا، بِالتَّدْرِيج، رُوَيْدًا رُوَيْدًا