yavuzca

صَرَخَ الرَّجُلُ بِشِدَّةٍ وَأَسْكَتَ الْجَمِيعَ.

Adam, yavuzca bağırdı ve herkesi susturdu.

كَانَتِ الرِّيَاحُ تَهُبُّ بِقُوَّةٍ، وَكَانَتِ الْأَشْجَارُ تَتَأَرْجَحُ.

Rüzgar yavuzca esiyordu, ağaçlar sallanıyordu.