قَوْس — أَقْوَاس
أَخَذَ الْوَلَدُ الْقَوْسَ مِنْ أَبِيهِ وَذَهَبَ إِلَى الْحَدِيقَةِ لِيَتَعَلَّمَ الرَّمْيَ.
Çocuk yayı babasından aldı ve ok atmayı öğrenmek için bahçeye gitti.
أَخَذَ الْوَلَدُ الْقَوْسَ مِنْ أَبِيهِ وَذَهَبَ إِلَى الْحَدِيقَةِ لِيَتَعَلَّمَ الرَّمْيَ.
Çocuk yayı babasından aldı ve ok atmayı öğrenmek için bahçeye gitti.
يُوجَدُ زَنْبَرَكٌ فِي نِظَامِ تَعْلِيقِ السَّيَّارَةِ.
Arabanın süspansiyon sisteminde yaylar bulunur.
قَوْسُ الْكَمَانِ