yayımlatmak

يُرِيدُ الكَاتِبُ نَشْرَ رِوَايَتِهِ الجَدِيدَةِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Yazar, yeni romanını en kısa sürede yayımlatmak istiyor.

طَلَبَ الطَّالِبُ الْمُسَاعَدَةَ مِنْ أُسْتَاذِهِ لِجَعْلِهِ يَنْشُرُ أُطْرُوحَتَهُ فِي مَجَلَّةٍ.

Öğrenci, tezini bir dergide yayımlatmak için profesöründen yardım istedi.

İlişkili Kelimeler