yeğlemek

أَنَا عَادَةً أُفَضِّلُ الشَّايَ عَلَى الْقَهْوَةِ.

Ben genellikle çayı kahveye yeğlerim.

لَقَدْ آثَرَ سَعَادَةَ الْآخَرِينَ عَلَى سَعَادَتِهِ.

O, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğuna yeğledi.

مِنَ الْمَنْطِقِيِّ تَرْجِيحُ هَذِهِ الطَّرِيقَةِ عَلَى الطُّرُقِ الْأُخْرَى.

Bu yöntemi diğer yöntemlere yeğlemek daha mantıklı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler