yeşillik

أَحْضَرُوا إِلَى الْمَائِدَةِ سَلَطَةً مُكَوَّنَةً مِنْ خُضْرَةٍ طَازَجَةٍ.

Sofraya taze yeşilliklerden oluşan bir salata getirdiler.

هَذِهِ هِيَ الْمِسَاحَةُ الْخَضْرَاءُ الْوَحِيدَةُ فِي الْمَدِينَةِ، لِذَلِكَ فَهِيَ قَيِّمَةٌ لِلْغَايَةِ.

Şehirdeki tek yeşillik alan burası, bu yüzden çok değerli.

İlişkili Kelimeler