yedek

لَدَيْنَا فَائِضٌ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ فِي قِسْمِ الْمَبِيعَاتِ بَعْدَ إِعَادَةِ الْهَيْكَلَةِ.

Yeniden yapılanma sonrasında satış departmanında yedek personelimiz var.

أُحْضِرُ مَعِي دَائِمًا مَلَابِسَ احْتِيَاطِيَّةً عِنْدَ السَّفَرِ تَحَسُّبًا لِأَيِّ طَارِئٍ.

Herhangi bir acil duruma karşı seyahat ederken her zaman yanımda yedek kıyafetler getiririm.

أَحْمِلُ بَطَّارِيَّةً اِحْتِيَاطِيَّةً فِي حَقِيبَتِي.

Çantamda yedek bir pil taşıyorum.

Ayrıca: إِضَافِيّ، بَدِيل

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler